DEMLİ ÇAY

Kasım 4, 2007 - KULAKLARIM ...

Merhaba sevgili günlük, zihnim öyle bulanık, duygularım öylesine yoğun ki… Beni bu hale getiren şey ne diye meraklanıyorsan söyleyeyim: Kulaklarım! Ben bir “otoimmün iç kulak” hastasıyım!

İçimdeki ses sürekli olarak kulakların gidiyor diye tekrarlarken arkadan şöyle bir efekt dinliyorum: Bir sabah uyandığında hiçbir şey duymuyor olabilirsin. Ben bütün bu bilinç altı seslerini göz ardı edip, kortizon ilaçlarımı düzenli kullanarak günlük yaşantıma devam etmeye çalışırken an geliyor bağıra bağıra ağlamak istiyorum, olmuyor onu da yapamıyorum.

2001 yılından itibaren işitmemde düzensizlik saptandı ve takibe alındım. Annem orta okul yıllarımda işitmesini tamamen kaybedip, 11 yıl işitme engelli yaşadıktan sonra “Coclear İmplantasyon” yani biyonik kulak ameliyatı ile yeniden duymaya başladığı için acaba genetik bir yatkınlık mı var diye düşünerek 2001 den buyana yılda en az iki kez ölçüm yaptırarak işitme seviyemi takip ettiriyordum.

Ve anılan tarihteki yapılan ilk ölçümlerde bir miktar işitme kaybı tesbit edildi, ancak duyamadığım sesler zaten düşük frekanslı sesler olduğu için yaşam kalitemi fazla etkilemiyordu. Ancak, son iki yıldır dalgalanmalı ya da pikli duymaya başladım. Şöyle ki bağışıklık sistemimi zayıf düşüren bir şey olduğunda kulaklarım otomatikman tepki veriyor ve o dönemlerde iyi duyamıyordum. Başlarda bu dalgalanmalı dönemi testlerde gözleyemediler. Ve bu işitme değişikliğinin kaynağını belirlemeye çalıştık. Kaynaklar şöyle: stresli dönem, gürültüye maruz kalma, yorgunluk, uykusuzluk, hava basıncı değişiklikleri, mevsimsel değişiklikler … vs. Böyle zamanlarda işitmem değişiyordu ve sorun yaşadığım frekanslar insan seslerini kapsayan aralığa denk düştüğü için konuşulanları algılamam zorlaşıyordu.

Bal böceğimin dünyaya gelişinden yaklaşık iki yıl sonra kulaklarımın durumu hepden gündemimin başlıca konusu oldu. Her doktor ziyaretimde önce annemden bahsedip sonra konuyu kendi şikayetlerime getiriyordum. Artık beraber yaşamayı zorunlu olarak öğreneceğim kulak çınlamalarım vardı. Doktorların en çok tekrarladığı şey, anneniz gibi olacaksınız diye şartlanmayındı.

Geçtiğimiz hafta başında iş akadaşımın söylediklerini anlayamaz oldum, dış hat telefonumuz çalıyordu ama ben telefon melodisini tek bir ses halinde (kornoya benzer bir ses şeklinde) ve arı vızıltısı gibi çok düşük bir sesle duyuyordum. Hemen bir KBB uzmanına gittim, dış kulak yolunun buşon (kir) nedeniyle tıkandığını söylediler, bir hafta gliserin damla kullandım. Damla kullandıkça kulağım iyice tıkandı, çünkü gliserin kirin iyice kabarmasına neden oluyor. Neyse geçtiğimiz Cuma son damlayı da kullanıp doktora tekrar gittim, kulaklarım iyice temizlendi. Kir kalmadı. Ancak duymam değişmedi.

Bu kez panik halde başka bir doktora gittim, bir haftadır yaşadıklarımı anlattım. Otoimmün iç kulak hastası olduğumu açıkladım. Yapılan ölçümlerde kulak kemiklerinin sesi hiç iletmediğini anladım. Aslında kulaklarım duyuyor ama kulağa ses iletimi olmuyordu. 2001 den bu yana yapılan tüm ölçümleri, testleri de yanımda götürdüm. Hepsi incelendi. Sorunun iç kulaktan kaynaklandığı kesinleşti. Bundan sonra hastalığımın bu şekilde ilerleyeceği açıklandı. Yani ses kaybı artacak artacak…

Dr. Biyonik kulak ameliyatından bahsetti, çok iyi sonuç alınan bir ameliyat , size uygulandığında çok iyi sonuç alınır derken gözlerim yarı dolu: “Benim annem biyonik kulak ameliyatlı” dedim. “Türkiye’de bu ameliyatı olan ikinci hasta” dedim. Yani bir tür tarihi tekerrür yaşanıyordu. Annem ve ben ….

         Doktora artık konuşmaları algılamakta zorlandığım dönemlerin arttığını, oğlumun çok yüksek sesle konuşmayı tercih ettiğini açıkladım. O halde size cihaz önerelim dedi. Bir hafta süre ile kortizon yüklemesi yapılıyor, bu hafta Cuma günü tekrar ölçüm yapılacak, cihaz önerilecek. İlk aşama cihaz, ikinci aşama biyonik kulak ameliyatı….

Korkuyorum, bir yandan kendimi “ayıp, ayıp” diye azarlıyorum. Onca şifasız dert, nice kötü hastalık varken tedavisi var diye şükretmiyorsun. Kendini bırakıverdin.” Diyorum. Bir yandan annemin işitmesini tamamen yitirdiği ve ameliyat olmak için beklediği dönemlerde evin en büyük çocuğu olarak annemin kulağı olma işini kendime yükleyişimi, sonra annemin “ çocuklarımın sesini duymak istiyorum…” diye haykırdığı zamanları hatırlıyorum. Genetik yatkınlık…. İyi de annemden önceki kuşaklarda böyle bir sorun yok sadece annem, ardından da ben…

İkinci çocuk planlıyorduk, nihayet yeşil ışık yakmıştım ve tamam bir çocuğumuz daha olsun diyebilmiştim. Ama şimdi öğrendim ki, bir gün kulağım tamamen duymaz olucak, sonra masaya yatacağım, beyne oldukça yakın bir kısma el radyosu büyüklünde bir cihaz yerleşecek. Sonra mekanik duymaya başlayacağım. Ya bir gün çocuklarımın seslerini hiç duyamadığımda ….

Korkuyorum günlük…. Yarının gelmesinden korkuyorum. Avaz avaz ağlamak istiyorum. Kendime yakıştıramıyorum. Ağlasam olmuyor, gülsem olmuyor, bu ay eşim bana bir hediye alıcaktı, ama Cuma günü bana işitme cihazı alacağız…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-12-09 01:44:34 - .

Yazan isimsiz
Çok geçmiş olsun. Düşünce gücüne inanır mısınız bilmem, ama lütfen bugünden sonra inanın...

Olumlu düşünün ki olumlu olsun, olumsuz düşünüp hastalığı veya işitme kaybını çağırmayın. Birşeye çok yoğunlaşıp olumusuzunu düşünmek olmayacak olayları bile çağırıyor.

Seslerin keyfini çıkartın, özümseyin, asla az çok işittiğinize takılmayın. Duyduğunuz ufacık ses için bile şükredin, asla duymayacağınız günleri düşünmeyin. Sesler sizin içinizde, içinizdeki sesleri bırakmayın.

Zeynep
Bağlantı

2007-12-07 10:52:18 - Teşekkürler...

Yazan Demli çay
Sayın isimsiz ve Neşeli her ikinize de yorumlarınız için teşekkürler...
Neşelicim, ilaçlarıomı kulladım büyük ölçüde rahatladım, dün bitti kortizon bugün öğleden sonra doktor kontrolü var, cihaz konusu kesinleşecek. Sonucu yazar bildiririm. İkinci çocuk konusunu şimdilik rafa kaldırdım. Aslında gerçekten isteyip istemediğimden bile emin değildim. Ama şimdi enine boyuna düşünmek ve şimdilik rafa kaldırmak gerekli.
Cihaz konusu da gerçekten gözlük kullanmak gibi bir durum. Ciddiyim :)
Ama benim için zor olan süreci bilmek... Yani ses kaybı artacak artacak, ne zaman kulağım ölür bilmiyorum. Ama oğlumun şiir okuduğu bayramları biraz daha yaşamak istiyorum. Sonra annesi duymaz olucak. Ameliyat kesin çözüm getiriyor ama sesleri bir kez daha asla eskisi gibi duyamıyorsun, çünkü mekanik duyma gerçekleşiyor. Bu ameliyatı iyi bilirim, biyonik kulaklı bir çok aile ile tanıştım. İlk yıllarda sesleri yeniden öğreniyorlar, mesela ilk anda kadın sesini erkek sesinden ayırt etmek sorun oluyor. yaşlı sesi, çocuk sesi hepsi aynı duyuluyor, sonra biraz özelleşiyor sesler annem 15 yılı aşkındır ameliyatlı şimdi telefonda benim sesimi tanıyor. Ama asla eski sesim olarak değil, cihaz onu bir şekilde kodladı. Bende oğlumun sesini unutacağımı düşündükçe hüzünleniyorum. Ama Allah beterinden saklasın ve bu derdimi unutturacak günler göstermesin...
Bağlantı

2007-12-07 02:22:38 - Sukur yine de

Yazan isimsiz
Soylemenin cok kolay oldugunun farkindayim ama siz son asamada bahsettiginiz icin cesaretlendim.
Sukredin, hatta kizim sana soyleyeyim gelinim sen anla. Bazen oyle seyler olur ki sukretmediginiz zamanlara yanarsiniz. Utanirsiniz.
Bizi haberdar edin oldu mu
Bağlantı

2007-12-06 16:05:37 - :(

Yazan Neşeli
Durumuna üzüldüm Yaldız' cığım :(

Ne diyeceğimi bilemiyorum ama ne zaman tam olarak sağır kalacağını bilemezsin ki, kalıp kalmayacağın bile kesin olmayabilir. Bence kendini bu ruh halinden sıyır, çocuğunu ve eşini daha iyi duyabilmen, işini daha rahat yapabilmen, daha az hiddetlenmen ve daha mutlu olabilmen için bence bu cihazı takman gerek. Ha gözlük takmışsın, ha kulaklık !!!!!!

Basite indirgiyorum gibi gelebilir sana ama gözlük takmazsan da iyi göremiyorsun, derslerinde başarısız oluyorsun, insanların yüzünü, gözünü fark edemiyorsun. Sence de öyle değil mi?

Bebek konusuna gelince, bence şu dönemini bir atlat, sakinleş, sonra kararını ver. Hangisinin önemli olduğuna karar ver, hangisinin sana daha çok mutluluk vereceğini tart ondan sonra değerlendir derim.

Geçmiş olsun, bu arada yazıyı 4' ün yazmışsın, kulaklığını aldın mı?

Bu arada aman dikkat et eşin sana alacağı hediyeyi unutmasın, maddi olarak hem kulaklık, hem o hediye ağır gelir mi bilmem ama moral yapar :)))
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

İZMİRDE YAŞAYAN, ÇALIŞAN, HALEN BAŞINDA KAVAK YELLERİ ESEN, PAYLAŞMAYI VE YAZMAYI SEVEN, DÖRT YAŞINDA BİR ERKEK ÇOCUK ANNESİYİM. ZAMAN ZAMAN ŞEHİR YAŞAMININ İÇİNDE KAYBOLDUĞUMDA DEMLİ BİR BARDAK ÇAYLA KENDİME GELİRİM. BU BLOGTA BİRAZ ANNELİK, BİRAZ YAŞAM, BAZEN DİNLEDİĞİM BİR ŞARKIDAN ESİNTİLER, EVLİ LİK ÜZERİNE YAZILARIM YER ALIYOR. DEMLİ ÇAY SEVENLERE...

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım

Kategoriler

Göz Altındakiler

Çocuk gibi
Bir Kadın Güncesi
Karamelize
Anlat Anne
Pınar
Pratikanne
Annelog
Gizem Pideci
Topluiğne
Aşkböcüğü ve Gün
Her Telden
Örgü Ustası
Portakalağacı